Duyguları boyunu aşınca, bir zaman sonra hissetmemeye başlarmış insan..
Ve kin tutandan çok, hissiz bir insandan korkmalısın.
Ben ki saçımı en son kestiğim günden bu yana -ki ne zamandı hatırlamam- korkuyorum kendi içimden
Ben ki titizliğiyle anılan; dişimi fırçaladığımı bile farketmem..
Su içmeyi unuturum çok zaman, uyanmayı unuturum, günleri unuturum ve gülmeyi..
Aslında güldüğüm olmuştur lakin gören oldu mu ? Sanmam !
Az zamanda yemek yemeyi unuturum, belki de yediğimi..
Saçma gelir yaşam, ne çok ne az..
Yeteri kadar
Neden bir atım yok bilmem.
Neden atım olmasını istediğimi bilmediğim kadar..
Kendi kararlarımı camdan bir şişeye koyup bir nehire attım, nehir kurudu, cam şişe güneş ısısıyla yangına sebep oldu, yangın büyüdü büyüdü, tüm fikirlerim kurudu..
Kanadı olmadığı halde uçan süpermani hiç bi zaman kabullenemedim, pelerini olmasaydı da uçar mıydı, meçhul..
Yani demem o ki
Fikirsiz, hissiz ve pelerinsiz bir çizgi karakter oldu benliğim..
Oysa ben de bir şeyler isterdim hayattan, ne çok ne az..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder